Meslekler hakkında çoğu zaman ya kulaktan dolma bilgilerle hareket ediyoruz ya da hiç tanımadığımız alanlar hakkında yüzeysel fikirler oluşturuyoruz. Oysa bir mesleğin gerçek yüzünü anlamanın en doğru yolu, o işi gerçekten yapan birine kulak vermektir. İşte tam da bu noktada Uzmanına Sorduk serisi devreye giriyor.
Bu seride, farklı alanlarda uzmanlaşmış profesyonellerle bir araya geliyor; onların kariyer yolculuklarını, deneyimlerini ve mesleklerine dair bilinmeyenleri doğrudan kendilerinden öğreniyoruz. İlk konuğumuz ise dijital dünyanın en popüler ve merak edilen mesleklerinden birini temsil ediyor: UI/UX Designer Gülnur Umur.
Peki UI/UX Designer tam olarak ne yapar? Bu alana nasıl girilir? Gerçekten göründüğü kadar “cool” mu? Gelin, tüm bu soruların cevaplarını birlikte keşfedelim.
Kişisel Kariyer Yolculuğu
Bize kendinizi ve şu anki pozisyonunuzu kısaca tanıtır mısınız?
Merhaba, ben Gülnur. Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun oldum. Beş yıldır aktif olarak web ve mobil uygulama projelerinde “UI/UX Designer” olarak çalışıyorum.
Bu mesleği seçme hikayeniz nasıl başladı?
Ben küçükken (1998’liyim), elektronik cihazlar çok dikkatimi çekerdi. İlkokulda, okuldan çıktıktan sonra annemin çalıştığı yere otobüsle giderdim ve o beni duraktan alırdı. Annem çalışırken bende yanında kağıtlarla oynardım, üzerine bir şey çizer veya katlayarak şekil yapardım. Tam o dönemlerde dizüstü bilgisayarlar piyasaya yeni çıkmaya başlamıştı. Bende bir tane istiyordum ama çok pahalıydı. Bende kendime kağıttan bir dizüstü laptop yapmıştım. Annem genelde yaptığım her bir kağıttan tasarımı saklar, bunu da saklamıştı.
Lise için sınava girdiğimde, hiç çalışkan bir öğrenci olamadığım için notlarım kötü gelmişti. Neyi seçeceğime dair kafamda hiçbir netlik yoktu aslında. Neyi sevdiğime dair de. Sınavlara hazırlanmak için annem beni dershaneye göndermişti. Sınav sonuçlarıma öğretmenlerle beraber bakarken, dershane benim girebileceğim liselerin bir listesini vermişti. Listede hep muhasebe bölümleri ve kız yatılı okulları vardı. Annem sinirle beni kolumdan tutup internet kafeye götürdü ve hiç eleme yapmadan tüm okulların listesini çıkardık.
Bu listede daha önce sadece erkek öğrenci okulu olan ITO Süleyman Taştekin lisesi karma bir okula döndüğünü fark etti, okul içerisinde bilgisayar bölümü vardı. Lisede direkt meslek lisesine gitmek hakkında çevreden gelen hep bir olumsuz tepki vardı. Fakat bilgisayar okuma fikri o an bana çok heyecanlı gelmişti. Çünkü kurcalayabileceğim çok fazla cihaz olacaktı. Bu fikir ile bu okula kayıt olmaya karar verdim. Okula ilk gittiğimde erkek sayısının bir hayli fazla olması beni korkutmuştu. Gelen öğrencilerin derslerle pek ilgisi yoktu fakat ben gerçekten derslere heyecanlı bir şekilde gidiyordum.
Çalışkan halimi o zamanlar keşfetmeye başladım. İlk programlama dersi gördüğüm zamanı çok net hatırlıyorum. Sibel hoca, önce konuyu anlatır, sonra bize o an atölye dersinde bir çalışma ödevi verirdi. Ödev zamanı geldiğinde arkadan Coldplay müzikleri açardı ve biz bilgisayarda ödevlerimizi yapmaya başlardık. Müzikler ile beraber bir program yazmak beni büyülemişti. O andan sonra bu bölüme üniversitede de devam etmeye karar verdim.
Üniversite eğitiminiz yaptığınız işle birebir örtüşüyor mu?
Birebir diyemem, bir yan dalı diyebilirim. Liseden beri bu bölüm ile haşır neşir olduğumdan her teknoloji gelişmesini adım adım gördüm. Aslında lisede ve üniversite öğrendiklerim ile ilk işimde yaptığım birebir örtüyor, işin direkt kodlama tarafında çalışıyordum. Şimdi ise kodlamadan önce yapılan akış tasarımları üzerinde çalışıyorum. Aslında süreç olarak bir adım geriye gittim diyebilirim.
Kariyerinizde kırılma noktası olan bir an var mı?
Aslında çok fazla var. Fakat UI/UX çalışma hayatına girişim sanırım en önemlisiydi. Çok dramatik bir hikayesi olmasa da, bir arkadaşımın müşterisinden gelen bir tasarım talebi ile başladım. O sürece kadar Figma öğrenmeye çalışıyordum, fakat hiç tam bir proje bitirmemiştim. İşi kaygılı bir şekilde aldım ve yaptım. İşi işte öğrendim diyebilirim kısacası.
Bugün bulunduğunuz noktaya gelirken en büyük zorluk neydi?
Karar vermek. Bu aslında hala zorlandığım bir nokta. Okulda öğrendiğimiz bilgiler çok yüzeysel olduğu için hangi yöne doğru gideceğim noktasında hiçbir zaman net olamadım. Aslında hala daha bu netlik yok fakat tasarlamaya karşı bir aşk besliyorum. Bu aşktan kaynaklı da zorlukların üstesinden gelirken gerekli cesaretli adımları atabiliyorum.
Sizi diğer profesyonellerden ayıran güçlü yönünüz nedir?
Parçalayarak düşünmek sanırım. Genelde bir tasarım yaparken (bu herhangi bir şey de olabilir) parçalara ayırarak çalışırım. Her bir parçayı ayrı derin düşünme sürecinden geçiririm. Bu kimi zaman negatif yöne de çekiyor beni ama düşünmeyi seviyorum.
Mesleğin Gerçek Yüzü
Günlük bir iş gününüz nasıl geçiyor?
Uzaktan çalışıyorum. Bu yüzden genellikle evde geçiyor. Sabah odaklanacağım konuları belirleyerek gün içerisinde halletmem gerekenler için kısa bir liste yapıyorum. Daha sonra bu liste üzerinden giderek çalışmaya başlıyorum. Aralarda toplantı vs gibi süreçler oluyor zaman zaman, onun dışında mola vereceğim zaman genellikle gündemdeki haberleri takip ederek geçiyor diyebilirim.
Bu meslek dışarıdan göründüğü gibi mi? En büyük yanılgı nedir?
Kesinlikle değil. Evde çalışmak bir rahatlık tabiki de fakat öz disiplin gerektiriyor. Her proje (uygulama) öğrenilecek ve araştırılacak yeni bir süreç, dolayısıyla çoğu zaman eğer bir lider/yönetici yoksa tek başına yürütmek ayrı bir çaba.
Siz bu çaba ile ürün akışını tasarladıktan sonra müşterinin revizeleri ile beraber de projenin süresi gittikçe uzuyor. Özellikle son teslim süreleri bazen evden çalışsanız da sadece ev yüzü gördüğünüz bir ortama dönüşüyor. Bu da sizi zaman geçtikçe ağırlaştırıyor.
İşinizin en zor tarafı nedir?
En zor tarafı bana göre revize yapmak ve müşterinin istediği ürünü tasarlamak. Müşterinin talebine göre uygun tasarımı yapmak gerçekten zor, çünkü müşteriler ne istediklerini ya tam olarak bilmiyor ya da fikirleri siz tasarlarken değişiyor. Böyle olunca bir hayli revize süreci ile başa çıkmak zorunda kalıyorsunuz.
En tatmin edici tarafı nedir?
Bana göre sürecin kendisi en tatmin edici taraf. Her yeni bir proje, yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Projelerden öğrendiğim çok fazla hayat dersi oldu.
Bu meslekte stres yönetimi nasıl sağlanmalı?
Müşteri tipine göre stresli olup olmamak doğal olarak değişiyor.
Ben genellikle müşteri ile konuşurken birkaç sayfayı atarım, projenin gidişatını görmesi için. Çoğu insan sabırsız, tüm akışı görmeyi beklemek onları endişeye sürüklüyor. Onlar endişeli olursa bu bana da stres olarak yansıyor.
Stresi yönetmek için neye enerji harcayacağımı belirliyorum. Bir projeyi istenilen tarihe yetiştirmek için kreatif olarak hangi ekranlara öncelik vereceğimi belirliyorum. Tasarım sürecindeyken özellikle kapsamlı ve büyük projelerde kullanıcının deneyimine göre etki bırakacak hangi komponentler varsa bunlar üzerine enerjimi veriyorum.
İş-özel hayat dengesi bu alanda mümkün mü?
Aslında kısmen zor diyebilirim. Evli ve çocuğu olan iş arkadaşlarımdan gördüğüm kadarıyla onlar için denge yaratması daha zorlu. İşi evden yapınca, çalışma odanız ve yatağınız da aynı yerdeyse, uyku problemleri yaşamaya başlıyorsunuz. Dışarıdan eve gelince çalışacak gibi hissediyorum genellikle, normalde bunun tam tersi olur.
Eğitim & Yetkinlikler
Bu mesleği yapmak isteyen biri hangi bölümü okumalı?
Şu bölüm diyemem açıkçası. Okul hayatım çok parlak olmadı. Daha doğrusu okuldan öğrendiğim bilgiler iş hayatında beni beslemedi. O yüzden tasarım ve teknolojiye ilgi duyan herkesin bu işi yapabileceğini düşünüyorum. Artık çok fazla AI toolları var ve bu alanda öğrenmek istediğiniz tüm bilgilere internet ortamından ücretsiz bir şekilde elde edebilirsiniz.
Üniversite dışında hangi eğitimler önemli?
UI/UX tasarımcılar için yapılmış en güzel kaynak, Uxcel. Bu platformda bu mesleğe dair temelden ileri seviyeye bir çok eğitim var. Buradaki bilgileri gerçek hayatta yapacağınız projelerde kullanmak fark yaratacaktır.
Teknik olarak hangi beceriler olmazsa olmaz?
Açıkçası çoğu UI/UX tasarımcının bir grafik tasarım temeli olduğunu gördüm. Fakat işin aslı komponentleri tanımaktan geçiyor.
Soft skill olarak hangi özellikler gerekli?
Araştırmak ve hayal gücü. Araştırmak işin ilk noktası fakat sizin tasarımlarınızı diğer tasarımcıların yaptıklarından farklı kılacak tek şey hayal gücü.
Sertifika programları gerçekten fark yaratıyor mu?
Bence yaratmıyor. Hatta özellikle bir sertifika var bir şirketten alınan, onu CV’de gördüğüm zaman direkt önyargılı bakabiliyorum. Bu şirketi burada söylemem doğru olmaz. 🙂
Bence fark yaratan şey Behance ve Pinterest’te yaptıklarınızı yayınlamak. Tasarımlar sadece Figma’da çizdiğiniz gibi durursa kimse erişemez ve siz anlatmadıkça görünemezler. Sertifika almak bir motivasyon olabilir fakat fark yarattığını düşünmüyorum.
Yabancı dil bu meslekte ne kadar önemli?
Yaptığım iş Türkiye’de bir grafik tasarım olarak görülüyor olsa da kesinlikle grafik tasarımdan çok farklı olduğunu düşünüyorum.
Yabancı dil bildiğinizde global olarak iş alma fırsatı yakalıyorsunuz ve başka milletlerden gelen istekler ve süreçler kesinlikle sektörde fark yaratmanızı sağlayacak bir bakış açısı yakalamanızı sağlıyor.
Sektör Gerçekleri & Maaş
Sektöre giriş yapmak zor mu?
Yapay zekanın şu an zirve olmasından kaynaklı başlangıç seviyedeki kişiler için zorlayıcılık yaratmaya başladı. Çoğu şirket hala bu programları kendi uygulamalarına nasıl entegre edeceğini bilemediğinden dolayı aslında bir fırsat da var. Bu alanda çalışmak isteyen kişinin çalışma şekline bağlı olarak değişir diye düşünüyorum. İyi ve uygulanabilir bir tasarım yapmak, yapay zeka ile hem zor hem de kolay.
Yeni mezunlar için başlangıç maaş aralığı nedir?
Türkiye şartlarında minimum ortalama ücret 40.000 Türk Lirası civarında başlıyor. Fakat işe alımlarda portfolyonun dolu gözükmesi önemli.
Deneyim arttıkça gelir potansiyeli nasıl değişiyor?
Deneyim arttıkça sizin kendinizi tanıtma halinize bağlı olarak gelir potansiyeli farklı. Yakın zamanda çok fazla bu alanda işlerini tanıtan influencer diyebileceğim kişileri takip ettim. Bu kişiler takipçi kitlesi ile birlikte aslında freelance olarak iş alma potansiyellerini arttırıyor ve kendi şirketlerini açma noktasına kadar gelebiliyor.
Freelance mi kurumsal mı daha avantajlı?
Eğer sürekli aynı iş üzerinde düşünmeyi seviyorsanız kurumsal kesinlikle faydalı. Fakat ben gibi farklı kategorilerdeki uygulama fikirleri üretmeyi seviyorsanız freelance diyebilirim.
Eğer şirket sözleşmeniz freelance olarak çalışmanıza bir sakınca bulmuyorsa bunu, etik çerçevede iki şekilde de yapabilirsiniz.
Bu meslekte yurtdışı fırsatları var mı?
Hangi meslekte en çok yurt dışı fırsatı var deseler direkt UI/UX diyebilirim.
Gelecek 5 yılda bu sektör sizce büyüyecek mi?
Kesinlikle büyüyecek. Bu konuda çok fazla tartışmalar okuyorum. Bunu bu kadar netlikte söyleme sebebim ise cihaz ekranlarından dolayı. Mobil ve web arayüzleri aksine akıllı saatler, buzdolapları kapaklarına eklenen ekranlar, araba içerisindeki ekranlar, VR gözlükler, kısacası ekran oldukça bu alanda kendini geliştirmek ve çalışmak mümkün.
Yeni Başlayanlara Tavsiyeler
Üniversite öğrencileri neyi yanlış yapıyor?
Niyet, gayret ve cesaret diyerek başlamak istiyorum. Genelde bir şeye niyet edip bırakılıyor. Her zaman sizden daha iyi tasarım yapan kişiler olacak ve sizde göreceksiniz fakat işin bence püf noktası gayretten geçiyor. Gelen revizeleri bir kendini geliştirme fırsatı olarak görmeliler. Genellikle bir projeye çok fazla revize geldiğinde motivasyon düşüyor. Fakat aslında bu bir gelişim noktası, yanlış veya doğru yok. En önemlisi de cesaret. Çoğu kişi cesaret etmediği için başlayamıyor bile.
CV’de özellikle ne olmalı?
Portfolyo önemli. Mutlaka birisine yapılan, bir müşteri ile çalışılmış işler olmak zorunda değil. Bu kendi proje fikirleri de olabilir. Hatta bu konuda yapay zekadan destek alabilirler. Güzel ve başvurmak istediğiniz şirketteki proje kategorilerinde bir mobil veya web uygulamasının arayüzü üzerinde çalışma yayıp, Behance’den yayınlamak önemli.
Staj seçimi ne kadar kritik?
Açıkçası tasarım alanında hiç staj yapmadım. Bu soruya karşı çok net bir cevap veremeyeceğim. Yazılım üzerine staj yaptığım zamanlar çok şey öğrendim demem yeterli olur diye düşünüyorum.
Network nasıl kurulmalı?
Sosyal hesapların her biri network olarak kullanılabilinir. Eskiden ilk tasarımlarımı hep Instagram’da hikaye olarak paylaşırdım. Mutlaka birileri yorum yapardı. X platformunda yapmak sanırım daha mantıklı diyebilirim. Sektörden kişileri takip etmek, yorum yazmak, onların önerilerini almak için iletişim kurmak birkaç tık ile halledilebilir 🙂
Bunun dışında konferans ve bu alandaki etkinlikleri takip etmek de güzel olacaktır. Kommunity ve Luma platformları üzerinden online veya yüz yüze etkinlikleri takip edebilirsiniz.
Bu alana girmek isteyen biri yarın ne yapmaya başlamalı?
Figma indirip kurcalamaya başlamalı. Youtube’da bir çok ücretsiz Figma eğitimleri var. Bir mobil uygulamanın ekran görüntüsünü alıp aynısını Figma’da çizerek yapmak hem keyifli hem de çok şey öğretir.
Keşke üniversitedeyken bilseydim dediğiniz şey ne?
Keşkelere çok sahip değilim. O anda bu alana yöneleceğimi bile zannetmezdim, sadece çevremdeki fırsatları izledim ve seçim yaptım. Bu yüzden keşkem yok.
Kariyer Değiştirmek İsteyenlere
Bu mesleğe sonradan geçiş mümkün mü?
Evet mümkün. Hatta şu sıralar çok fazla avukat ve işletme mezunu olan ve bu işi yapan kişiler tanımaya başladım.
Kariyer değişikliği için minimum ne gerekir?
Niyet. Bir şeyi değiştirmek için gerçekten niyet yeterli. O değişiklik için bir efor sarfetmek lazım ve vazgeçmemek.
Hangi geçmiş meslekler avantaj sağlar?
Yazılım ve grafik tasarım bölümleri avantajlı.
30 yaş sonrası geçiş gerçekçi mi?
Her yaş sonrası geçiş gerçekçi, her gün zaten çizilen bu ekranlara maruz kalıyoruz. Aslında hep gözümüzün önünde olan tasarımlar.
Dijitalleşme & Gelecek
Yapay zeka bu mesleği nasıl etkileyecek?
Genellikle okuduğum yorumlar kötü olduğu için ben tam zıttı yönden bakmayı tercih edeceğim. Olumlu taraftan bakarsak, olmak istediğiniz noktanın planını yapmak için güzel bir zaman. Bir şeyi öğrenmek ve yol oluşturmak için yapay zekadan yararlanılabilir.
Ben yakın zamanda yazılım tarafı ile ilgilenmediğim süre boyunca bir türlü çıkaramadığım fikirleri not edip üzerinde çalışmaya başladım. İyi tarafından bakınca iyi bir şekilde değerlendirilebilinir.
Otomasyon tehdidi var mı?
Elbette var ama neden kullanan siz olmayasınız?
Aslında bunu bir tehdit olarak görmüyorum. Yapmak istediğim şeylere vaktim olacak. Düşünmem gerektirmeyen bir konu üzerinde enerjimi vermek zorunda kalmayacağım olarak yorumluyorum.
Uzaktan çalışma bu sektörde mümkün mü?
Mümkün. Bunu kullanarak daha önce gitmediğim yerlerde çalışıyor olmanın planını yapıyor oluyorum sürekli.
Önümüzdeki 10 yıl için en büyük dönüşüm ne olacak?
İnsanın kendisini sorgulayacağı, neyi yapmaya karar vermenin zor olduğu bir dönem olacak gibi geliyor. Mesleki olarak bakarsam şimdiden bile bir uygulama çıkarmanın kolaylıklarını görmeye başladık. Önümüzdeki dönemlerde fikrin değerli olacağı, gerçek çözümü üretenin kazandığı ve değerlendiği bir döneme gireceğiz gibi gözüküyor. Aynı zamanda marketing ve reklam üzerine fazlası ile yeni reklam tipleri görmeye başlayacağız gibi gözüküyor.
Gençlere bu mesleği önerir misiniz?
Büyük bir zevkle öneririm. Mentoru olduğum kişilerde de aynı heyecanı ve hisleri paylaşmak beni her zaman daha mutlu ediyor. Farklı fikirler görmek, kaliteli işlerin çıkması sektörde beni mutlu ediyor.
Kadınlar İçin Özel
Kadınlar bu sektörde hangi zorluklarla karşılaşıyor?
Okuduğum liseden itibaren erkeklerin çoğunlukta olduğu bir çevrede kendimi geliştirdim. Açıkçası bazen moral bozucu olabiliyor, fakat en sık karşılaştığım zorluklardan biri pozitif ayrımcılık diyebilirim.
Cam tavan sendromu var mı?
Türkiye’de çoğu şirket yapısında bunun olduğunu görmemek isterdim. Bende Türkiye’de bir şirkette çalışıyorum ve bu soruyu hayır olarak yanıtlamak isterdim. Startup ve küçük ölçekli şirketlerde çok daha net görülebiliyor.
Anne olduktan sonra kariyer devamlılığı mümkün mü?
Anne olup kariyerine devam eden tanıdıklarımdan gördüğüm kadarıyla mümkün.
Genç kadınlara özel tavsiyeniz nedir?
Günümüz koşulları gereği zihni özgür kılmak bir hayli zor, fakat kimse için fikirlerinden vazgeçmemeleri gerektiğini vurgulamak istiyorum.
Mentorluk sizce ne kadar önemli?
Şirkette Design Lead olarak görev aldığım dönemde aslında birisine mentorluk yapmanın beni de ne kadar geliştirdiğini anlama fırsatım oldu. Bir kişiye mentorluk ederken aslında temiz ve henüz bilgilerle dolmamış bir zihin ile bir projeye bakma fırsatı buluyorum bende. Dolayısıyla bazen emin olduğum kararlardan ziyade çok enteresan fikirler çıkabiliyor.
Kişisel Gelişim & Liderlik
Başarıyı nasıl tanımlarsınız?
Hayal ettiğim şeyleri gerçek kılmak benim için bir başarıdır. Başarı bir motivasyon aracı ama çok fazlası körleştiriyor. Başarısızlıklarımı daha çok seviyorum açıkçası.
Sizi motive eden şey nedir?
Bir şeyler yapmak. Ne olursa. Uzun bir süredir ertelediğim ne varsa onları yapmaya başladım. Genellikle kendi kendimi motive ederim. Bu konuda iyi sayılırım da. Hemen hemen etrafımdaki her şeyden motive olabilirim. Bir kitaptan okuduğum sayfa, bir kahve, ne olursa. İçsel olarak çocuksuyum 🙂
En çok okuduğunuz/önerdiğiniz kitap?
Beyin eğer hazır değilse bir şeyi yapmaya, ne okursa okusun ona odaklanamaz. Dolayısıyla bir şey aramak lazım. Aradığımız şeye göre de hangi kitap çok değişir. Fakat klasik bir öneri yapmak istiyorum. Benim en sevdiğim kitap serisi olan “Dune” serisini önereceğim. Bazı fikirler ve tasarım iç güdüleri okuduğum bilim kurgu romanlarından geliyor. Beni en çok etkileyen ve tema olarak kendime de yakın bulduğum: Dune kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Bir rol modeliniz var mı?
Çocukken bu soruya karşı yanıtım direkt “ablam”’dı. Büyüdükçe çok fazla değişti ve hala ara ara değişiyor. Şu sıralar rol modelim Virgina Woolf. Bir önceki soruya ek burada da ayrıca bir kitap önermek istiyorum: “Kendine Ait Bir Oda”.
Günlük verimlilik rutininiz nedir?
Son dönemlerde cilt bakımı ile ayrı ilgilenmeye başladım. Sabah ve akşam gün bazlı cilt bakım rutini uyguluyorum. Bunun dışında her gün 300 kelime bir şeyler yazmaya özen gösteriyorum.
20 yaşındaki halinize ne söylerdiniz?
Korkma. Kendinle vakit geçir. Farkında ol.